Van'a ulaşmam ile beraber sis bulutu arkasında ihtişamlı Van gölü / tamam pardon denizi :) \ -muhteşem görüntüsüyle hoş geldin derken şehir halkıyla etkileşimlerimiz başladı.
Her şey güzel başladı ama bir anormallik var insanlar. Evet insanlar çok fazla samimi ve sıcaklar, soğuk mu bu sıcaklığın yanında kimin umurunda...
Kısa bir kara yolu ulaşımından sonra irtibatta olduğum depremzedelerin kaldıkları konteynerlere ulaştim ve beni ilk karşılayan minik Nisanur oldu.
Manevi duygular açısından çok güzel ve sıcak bir ortam vardi. Fakat şartlar o kadar acımasız ki. Ufacık konteynerde bir insan nasıl kalabilir diyenler var ama bu insanlar 7 kisi ayni konteynerde kalıyorlar ve üstelik su yok.
Evet şartlar felaket derecede ama buna rağmen umutlu ve mutlular. istedikleri tek şey var ne para ne kıyafet ne gıda ne bir başka şey sadece çocuklarını okutabilmek okullarından geri kalmamaları ve bütün çabalar bu yönde kimi aileler geçimsizlik ve maddi olumsuzluklar sebebiyle çocuklarını okula gönderemiyorlar. Medyada insanların istekleri yazılıyor ama yanlış yazılıyor bizde yanlış yazmışız. İnsanlar çocuklarını okutmak istiyor.
Tanıştığım bir başka ailenin durumu ise çok daha başkaydı baba akciğer kanseri anne böbrek yetersizliği ve bir kaç hastalığa daha maruz kalmış durumda, elektrik gidip geliyor su yok para yok sadece ilaçlar ve nefes almalarını kolaylaştıran cihazlar birde 3 çocuk birisi kız. şanslı olan kız sadece o okuyabiliyor diğer iki gencimiz kız kardeşinin ve ailesinin hastalık masraflarını çıkarabilmek için çalışıyorlar. Ve bu ailenin başına gelen dramatik bir olay. İzmir den gelen yardım kolilerinin birinden türk bayrağı taş ve bira şişesi çıktığını büyük bir üzüntü ile anlatıyor. Taşı bayrağı koyanı bilmem ama bu insan o bayrağı öpüp konteynerine asacak kadar daha çok sevdiğinden eminim.
aksam bütün aile konteynerde toplandığında her şeye rağmen gülebiliyorlar...
Burada herkesin çok çeşitli sıkıntıları bulunmakta ve boğuşuyorlar... bir insan bu şartlarda neler yapabilir ki sorusunu sayfalarca dolduracak kadar, imkansızlıklara rağmen yaşıyorlar nasıl mi en buyuk umutları olan gülüşleri, birbirlerine olan bağlılıkları ve sevgileriyle.
İnsanca yasamak herkesin hakki en çokta bu ufak çocukların. bu çocukların elleri kalem silgi tutmalı bunun için umarım önümüzdeki günlerde yeni kampanyalar başlar ve çocukların okumalarına yönelik çalışmalar gerçekleşir.











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder